Image for post
Image for post

Bugün Instagram ve Snapchat’in hikayelerini anlatacağım. Instagram 2012’de kuruluşundan bir buçuk sene geçmeden ve daha cirosu da yokken Facebook’a 1 milyar dolara satılmıştı. Snapchat ise Facebook’un satın alma teklifini defalarca reddedip “küçük olsun benim olsun” diyerek bugüne kadar geldi. Instagram’ın hedefi mükemmel içerik üzerine mükemmel bir topluluk kurmaktı. O zamanlar telefon kameralarının çözünürlükleri düşüktü. Instagram her fotoğrafın daha güzel görünmesini sağlayan otomatik filtreler geliştirdi. O zaman (ve hala) moda, sosyal medyada içeriklerin viral hale gelip yayılmasıydı. Instagram herkesin içeriğinin sadece kendi profilinde görüleceği, amacın içeriği yaymak değil profilini mükemmelleştirmek olduğu bir dünya kurdu. …


Image for post
Image for post

Lenin “bazen on yıllar geçer hiçbir şey olmaz, bazen on yıllar haftalara sığar” demiş. Bill Gates’e göre ise çoğu insan bir yıl içinde mümkün olandan çok daha fazlasını yapabileceğini düşünüyor, on yıl içinde yapabileceklerini ise azımsıyor. Önümüzdeki yıla dair tahmin yapmak kolay çünkü tutunca “ben demiştim” diyorsunuz, tutmazsa hatırlayan olmuyor. İşte 2021tahminlerim:

  • Tesla ya da Apple, Nissan’ı satın alacak. Geçen senelerde sanayinin dijital dönüşümünden bahsederken, artık imalat sanayii ürünler dijital şirketlerin bir unsuru durumuna indirgenmeye başladı. COVID-19’da parasal genişleme ile teknoloji hisseleri zirve yaparken değerine değer katan Tesla ya da araba çıkaracağını açıklayan Apple için değeri göreli düşen otomotiv şirketlerinden birini satın almak kolay. …


Image for post
Image for post

Bu yılı bitirirken dünyada ve Türkiye’de uzun vadeli piyasa dinamizmi trendlerine bakalım. Son yıllarda teknoloji gelişse de verimlilik neden artmıyor? Rekabet neden azalıyor? Bu soruların cevaplarını TEPAV’daki 6. Merih Celasun’u Anma Günü’nde Prof. Dr. Ufuk Akçiğit ile tartıştık.

Başta ABD olmak üzere, global piyasalarda özellikle Google ve Facebook gibi “dijital kodamanlar”ın tekelleşmesine bu köşede sık sık dikkat çekiyorum. Bu tekelleşmenin ana kaynağı dijital piyasaların veriye dayalı yapısı. Dijital kodamanlar topladıkları kullanıcı verilerini, tabiatı gereği herkese ilan edilen patentlerin aksine, kimseyle paylaşmadıkları için dijital piyasalarda bilgi geleneksel piyasalardan daha yavaş yayılıyor. Tekelleşmenin en büyük tehlikesi dijital kodamanların büyüdükçe devlet dairesine dönmesi. Ufuk’un araştırmalarına göre, bir mucit kendi işini bırakıp veya satıp bu büyük şirketlerde çalışmaya başladıktan sonra maaşı ortalama yüzde 15 artarken, patent performansı ortalama yüzde 5 düşüyor. …


Image for post
Image for post

Before 2020 comes to an end, I have compiled for you the books I read and liked throughout this year. I have arranged a list of 24 books in four categories, just as I have done the previous year:

· The social impact of technology,

· Political economy,

· Entrepreneurship and innovation,

· Biography: The political and business world.

Although these categories appear to be the main deterministic parameters of our economic and social relations, they reflect my thoughts on the overall outlook that there is no separate discussion from political and historical conjunctures.

I read the books on Kindle and if you like to read, I would definitely recommend you to get yourself one. It is ideal to get the books right away and to read anywhere. Also, it is disappointing that these books have not been translated into Turkish. The lack of translation in popular topics such as digitalization and technology is reflected through a massive lack of knowledge in regards to reaching different segments of the society. …


Image for post
Image for post

2020 bitmeden bu sene okuduğum ve beğendiğim kitapları uzun bir listede sizler için derledim. Listede yer alan 24 kitabı, geçen seneki gibi, dört kategoride topladım:


Image for post
Image for post

Küresel düzeyde, eğitimin anlamı, maliyeti ve ekonomik değerine ilişkin bir dönüm noktasına gelmiş durumdayız. ABD’de son kırk senede üniversite mezunu olmayanların reel geliri yüzde 12 düşmüş, üniversite mezunlarının reel geliri ise yüzde 14 artmış. Esas ilginç olansa üniversite mezunları arasındaki farklılaşma. Üniversite mezunlarının en çok kazanan onda birinin geliri yüzde 34 artmış. Aslında “iyi” kazanmak için “iyi” bir üniversiteye gitmek gerekiyor. Herhangi bir üniversiteye gitmenin maddi etkisi sınırlı. Ancak bir de “statü” etkisi var. On yıllardır toplum olarak “okumuş olma”ya verdiğimiz değer, bilişsel işlerde eğitim görmüş kişilerin hayattaki başarılarının “hak edilmiş” olduğuna dair toplumsal kabulü de beraberinde getiriyor. Eğitime verilen bu değere koşut olarak eğitimin maliyeti de artıyor. …


Image for post
Image for post

Bu hafta tarihteki en büyük şirket satın almalarından biri yaşandı. Slack isimli uygulama 27,7 milyar dolara satıldı. Slack, bir şirket veya çalışma grubu içinde takımların mesajlaşıp beraber iş yapmalarını sağlıyor. Slack’e biçilen neredeyse 28 milyar dolarlık değer uzaktan çalışmanın önemini gösteriyor. COVID-19 krizi ile hepimiz gördük ki mesajlaşma, doküman paylaşımı, video konferans gibi teknolojiler bilgiye dayalı işlerin çoğunu aynı fiziksel mekanda olmadan yapılabilir kılıyormuş. Sadece Mart 2020’ye kadar haberimiz yokmuş. Oysa bir süredir bu teknolojiler şirketlerin coğrafi yerleşimini, zenginlik yaratmanın yöntemlerini ve “yerli ve milli” şirket tanımını etkiliyor.

Careem, Ortadoğu bölgesinin Uber’iydi. Yani araç çağırma uygulaması. Geçen sene 3 milyar dolara satıldı. Şirkete daha yakından bakarsanız, uzaktan çalışma sayesinde nasıl parçalara ayrıldığını görüyorsunuz: Careem’in iş yaptığı, yani sürücülerinin olduğu esas büyük pazarlar Mısır ve Suudi Arabistan’dı. Ar- Ge birimi Pakistan’daydı. Şirketin hükmi şahsiyeti ABD’de kayıtlıydı. Yatırımcılarının çoğu da Suudi Arabistan menşeliydi. …


Image for post
Image for post

Kendi Merkez Bankamızdaki değişimleri takip ederken, dünyada merkez bankacılık nereye gidiyor kaçırmayalım. Geçen seneden beri dünyada belli başlı merkez bankalarının ana gündem maddelerinden biri Facebook oldu. Ne alaka diye düşünecek olursanız, hatırlayalım, Facebook Temmuz 2019’da Libra isminde global bir stabil kripto para çıkaracağını açıklamıştı. Libra, ABD ve Avrupa’da merkez bankalarından büyük tepki çekti. Başta Libra’ya ortak olan Visa, Mastercard, Vodafone gibi büyük şirketler bir bir projeden çekildi. Facebook Nisan 2020’de Libra projesindeki birçok iddiasından geri adım attı. Son olarak, bu haftaki G20 Zirvesi’de 20 ekonominin lideri gerekli regülasyonlar tamamlanmadan sözde global “Stabilkoinlerin piyasaya çıkması mümkün değildir” diyerek konuyu kapattı.

Neydi Libra? Bitcoin gibi bir kripto para ama değeri kendinden menkul değil. Değeri rezervde tutulup ABD Doları, Euro, İngiliz Sterlini, Japon Yeni ve Singapur Doları ile eşlenecek. Bu nedenle “stabilkoin” deniyor. Değeri sadece bir para birimine değil de bir sepete göre ayarlandığı için de “global stabilkoin” statüsünü elde ediyor. Paranın esas esprisi ise Facebook, Instagram ve Whatsapp’a entegre cüzdan içinden gönderilebilmesi olacaktı. Böylece bir anda dünya çapında 2,7 milyar kişi tarafından kullanılabilecekti. Böylece Facebook 2,7 milyar kişinin her gün hangi haberleri gördüğünü kontrol eden algoritmalardan sonra, bunların yaşadığı ülkelerin para politikalarını yönetmeye de talip olmuştu. …


Image for post
Image for post

Tony Hsieh geçen hafta evinde çıkan yangında feci şekilde can verdi. Kendisi Zappos.com isimli e-ticaret şirketinin kurucusu olarak dünya girişimcilik tarihine geçmişti. Efsane Cumalar hayatımızın doğal akışının parçası değilken ayakkabı e-ticareti, her koşulda ayakkabıyı değiştirmeye dayalı müşteri memnuniyeti ile Hsieh ile başlamıştı. 2009’da şirketini Amazon’a sattı.

Bugün ABD’de yeni bir Zappos.com kurulamaz, çünkü tüm müşteri verisi Amazon’da. Sosyal ağlara dayalı bir iş kurmak isterseniz de tüm veri Facebook’ta. Bunların dışında kalan neredeyse tüm dijital işler de Google’ın elinde: e-posta, harita ve birçok e-ticaret dikeyinde arama. ABD’de COVID-19’a karşı açıklanan destek paketi ile merkez bankası bilançoları rekor ölçüde genişleyince borsa da rekora koştu. Borsa yükselişinde ikinci dalga filan dinlemiyor. Ancak her hisse yükselmiyor. Borsa verisine biraz daha detaylı bakarsanız neredeyse tüm yükselişin birkaç teknoloji şirketinden kaynaklandığını görürsünüz. …


Image for post
Image for post

Ocak 2021’den itibaren ihracatımızda büyük düşüşe hazırlıklı olmamız lazım. Bu düşüşün döviz kuruyla, Avrupalıların vermediği TIR belgeleriyle, gümrükteki sağlık kontrolleri ile alakası yok. Tek nedeni biz olacağız. Gelin ihracat neden düşecek bakalım.

Temmuz ayında kabul edilen sosyal medya platformlarını düzenleyen yeni kanuna göre, Türkiye’de temsilcilik açmayan sosyal medya mecralarına dört aşamalı yaptırım sistemi geldi. İlk yaptırım olan 10’ar milyon TL ceza neredeyse tüm platformlara kesildi. Bir ay içinde ikinci yaptırım olan 30’ar milyon TL’lik cezalar hala temsilcilik açmayan platformlara gelecek. Sonraki yaptırım ise Türkiye’den temsilcilik açmayan mecralara Türkiye’de vergi mükellefi olan gerçek ve tüzel kişilerin reklam vermesinin yasaklanması.

Bu yasağın etkisini bir örnek üzerinden açıklayalım. Modanisa, Türkiye’nin gözbebeği internet girişimlerinden. Tüm dünyaya tesettür giyim satıyor. Türkiye’deki tesettür giyim tecrübesini e-ihracat sayesinde dünyaya açmış. Modanisa 2019’un başında Goldman Sachs’tan 15 milyon dolar yatırım aldı (o çeyrekte Türkiye’nin aldığı toplam teknoloji yatırımı 19 milyon dolardı). Modanisa satışının yüzde 40’ını Facebook’a verdiği reklamlar sayesinde yapıyor. İki ay sonra yapamayacak. …

Ussal Sahbaz

Get the Medium app

A button that says 'Download on the App Store', and if clicked it will lead you to the iOS App store
A button that says 'Get it on, Google Play', and if clicked it will lead you to the Google Play store