AVM’lerle teknoparkların ortak yanı nedir?

Image for post
Image for post

ABD’de korona krizi kurbanlarını almaya başladı. Bir dönemin trend mağazası, genç profesyonellerini ikon markası, Michelle Obama’nın giyip televizyona çıktığı J Crew battı. Markanın 500 mağazası, 15 bin çalışanı vardı. Ancak J Crew’ün iflası koronanın ötesinde perakende ticarette dönüşüm trendinin sonucu. ABD’de Amazon AVM’leri bitirdi. Önce kitapçılar, sonra küçük perakendeciler kapandı. Sonra sıra zincirlere geldi. ABD’de 2018’de 19, 2019’da 27 zincir perakendeci iflas etti. Bu senenin ilk yarısındaki sayı çok daha yüksek.

Korona “yeni normal” yaratmayacak. Zaten olan dönüşüm trendlerini güçlendirecek. Göremediğimiz veya görmek istemediğimiz trendler karşısında dönüşüme direnenleri çıplak bırakacak. ABD’de e-ticaretin toplam perakende içindeki payı 2009’da %5’ten, 2019’da %16’ya çıkmıştı. 2020’nin ilk yarısında %27’ye çıktı. Yani 10 yıllık yol birkaç ayda alındı. Korona olmasa da bir süre sonra yanı yere gelecektik.

Image for post
Image for post

Trend böyleyken, Türkiye’de alışveriş merkezi (AVM) inşaatları zirve yaptı. 2018’de Avrupa’da yapılan AVM’lerin alan olarak beşte biri Türkiye’de yapıldı. Geçen hafta korona sonrasına geçiş kapsamında AVM’leri açtık. Korkulanın aksine AVM’lere akın olmadı. Dünyanın yüz ülkesinde perakendecilerde müşteri sayan Türk startup’ı V-Count’un CEO’su Demirhan Büyüközcü’ye sordum. Beş büyük şehirde AVM’lerin müşteri sayısı geçen sene aynı haftanın beşte biri seviyesinde kalmış. Oysa görünen köy kılavuz istemez: Türkiye’de de e-ticaret son 5 senede her sene dolar cinsinden %15 büyümüştü.

E-ticaretten alışveriş yapmanın hem ürün çeşidi, hem harcanan zaman, hem de çoğu zaman fiyat açısından daha cazip olduğunu korona sayesinde bir kez gören kitleler bir daha kolay kolay normal perakendeye dönmeyecek. AVM’lerin artık müşteri çekmek için farklı cazibeler sunmaları gerekecek: Dubai’de içinde kayak merkezi olan Mall of Emirates, restoranı mağazadan çok olan İstanbul’daki Kanyon veya sanat ve tasarıma yoğunlaşan Maslak 42 gibi. Ama bu cazibeyi yaratmak klasik AVM’cilikten daha sofistike bir iş.

Geçen hafta teknoparklarda yerinde çalışmanın manasız hale geldiğini yazmıştım. Bu hafta teknopark şirketlerine %50 kapasite ile çalışabilme imkânı verildi. Teknopark şirketleri çalışanlarımızı zorla teknoparka götürmeyin, biz kullanmadığımız ve zaten ihtiyacımız olmayan ofis için kiramızı öderiz diyor. Çünkü aldığı esas değer vergi teşviki.

AVM’lerdeki mağaza sahipleri müşteri gelmiyor, AVM’ler neden açıldı kira ödeyemiyoruz diyor. AVM’ciler de biz bu inşaatları (döviz) borçla yaptık, kira alamazsak borçları nasıl ödeyeceğiz diyor. Anlaşılan o ki, ne perakende markaları ne de AVM yatırımcıları e-ticaretin global yükseliş trendini görmüş. Her zamanki gibi rüzgara kapılıp yanlış yatırım kararları vermişiz.

Yaşanan şokun sadece anlık değil yapısal olduğunu görebilirsek bu yapısal değişimlere göre tedbir alabiliriz. Hem teknopark hem AVM problemini çözmek için de başımızı kumdan çıkarıp dünyaya bakmamız gerekiyor.

Bu yazı Dünya Gazetesi’nde 26 Mayıs 2020 tarihinde yayınlanmıştır.

Written by

Get the Medium app

A button that says 'Download on the App Store', and if clicked it will lead you to the iOS App store
A button that says 'Get it on, Google Play', and if clicked it will lead you to the Google Play store