Dijital hizmet vergisi startap yatırımlarını azaltacak

Image for post
Image for post

Eskiden ‘halka arz seferberlikleri’ yapılırdı. Artık yapılmıyor. Şimdi ‘Türkiye’de piyasa kötü’ vesaire diyenler olacaktır. Aslında halka arzın modasının geçmesinin nedeni teknoloji piyasasındaki global trendler.

Teknoloji startapları hızlı büyümek için girişim sermayesi fonlarından yatırım alıyor. Girişim sermayesi fonları, başka yatırımcılardan topladığı parayı startaplara verir, bunun karşılığında startap şirketlerinden hisse alır. 5–10 yıl içinde de bu hisseyi satarak elde ettikleri finansal getiriyi para topladığı yatırımcılara geri verir. Buna yatırımdan “çıkış” deniyor. Çıkışın iki yolu var: biri halka arz, diğeri startapı benzer bir iş yapan daha büyük şirkete satmak. Bu ikincisine “stratejik çıkış” deniyor.

Son 10 yılda küresel dijital şirketlerin elinde akıl almaz miktarda nakit birikti. Mesela Apple’ın kasasında 205 milyar dolar nakit var. Bu şirketler için ellerindeki nakdi sıfır faizde tutmak yerine startap almak doğal bir tercih. Çünkü global dijital şirketler satın aldıkları startaplarla kendi ürünlerinin verilerini entegre ederek piyasa güçlerini artırıyor. Bazen de kendine rakip olabilecek startapları satın alıp ürünü tamamen öldürüyor.

Mesela Google, Waze isimli başarılı trafik yoğunluğu takip uygulamasını alıp kendi harita ürününe entegre etti. Bugün Google Maps dışında harita kullanmak istememenizin nedeni bu. Facebook, Instagram’ı cirosu sıfırken 1 milyar dolara alıp kendi sosyal ağ verisi ile entegre etti. Bu sayede Instagram bugün en az 100 milyar değerleniyor. Instagram bağımsız bir şirket olarak halka arz edilse aynı değerlemeye ulaşabilir miydi?

90’larda Amerikan piyasasında girişim sermayesi yatırımı alan her 10 start-up’ın 5’i halka arz edilirken, bugün bu oran 10’da bire düştü. Girişimci startapını halka arz edip yönetmeye devam etmek istese bile, girişim sermayedarları stratejik çıkış ile daha çok para kazanmak istiyor. Onların da işi bu.

Aslında global dijital tekelleri güçlendiren bu trend Türkiye için fırsat. Çünkü zaten borsamıza arz edilmiş bir startapımız yok. Startaplarımızdan çıkış, genelde aynı işi dünyanın başka bir yerinde yapan şirkete satış yoluyla oluyor. Birçok durumda da, satın alan şirket startapın kurucusunu yönetimde bırakıyor ve yapısına dokunmuyor.

Türk startapları geçen sene “çıkış” rekorları kırdı. Ama aynı rekorları artık aldığımız girişim sermayesi yatırımı miktarında kıramaz olduk. Yeni çıkan dijital hizmet vergisi bu gidişi kuvvetlendirebilir. E-bay’in satın aldığı Gittigidiyor. com dijital hizmet vergisi öderken, birebir aynı faaliyeti yapan ve henüz stratejik çıkış yapmamış başka bir e-ticaret şirketi aynı vergiyi ödemeyecek. Bu durumda yabancı şirketler ülkemizden startap almak ister mi? Çıkış imkanının azalacağını düşünen girişim sermayedarları startaplarımıza yatırım yapar mı?

Dijital hizmet vergisi, global eğilimlere uygun ve son derece yerinde bir adım. Ama bu vergiyi kendi ayağımıza sıkmayacak şekilde düzenleyip doğru adrese odaklamamızda fayda var.

Bu yazı 6 Şubat 2020'de Dünya Gazetesi’nde yayınlanmıştır.

Daha fazlası:

Dijital piyasalarda stratejik satınalamaların rekabet ve inovasyon üzerine olumsuz etkiler için şu akademik makaleyi okuyabilirsiniz: Lemley, Mark A. and McCreary, Andrew, Exit Strategy (December 19, 2019). Stanford Law and Economics Olin Working Paper #542.

İlaç endüstrisi üzerine benzer bir analiz için şu akademik makaleyi okuyabilirsiniz: Cunningham, Colleen and Ederer, Florian and Ma, Song, Killer Acquisitions (March 22, 2019).

Dijital hizmet vergisi ile ilgili detaylı analizlerim için şu yazıma bakabilirsiniz.

Get the Medium app

A button that says 'Download on the App Store', and if clicked it will lead you to the iOS App store
A button that says 'Get it on, Google Play', and if clicked it will lead you to the Google Play store