Kripto varlıklar nasıl düzenlenmeli?

Zenginliğin sırrı yeni teknolojilere uygun regülasyonlar geliştirmek. Regülasyonları esnek ve tutarlı ülkeler, dünyanın her yerinden girişimci çekiyor. Bu girişimcilerin kurdukları işlerle herkes zengin oluyor. Kripto varlık regülasyonlarına da yaklaşımın temelindeki soru dünyada bu alandaki inovasyonu nasıl ülkemize çekebileceğimiz olmalı.

Kripto varlıkların genel düzenlenmesine ilişkin dünya standartlarına benzer bir çerçeve oluşturmaya yönelik çalışmalar kamu kurumları arasında diyalogla sürüyor. Bu düzenlemeler nasıl yapılmalı? Önce şu soruyu sormalıyız: Yeni gelişen bir teknolojinin olabildiğince esnek bir şekilde regüle edilmesi neden önemlidir? Neden Avrupa Birliği’nde bütün fintekler Litvanya’ya, dünyada İngiltere’ye veya Singapur’a gidiyor? Sürücüsüz araç girişimleri için neden Dubai öne çıkıyor? Eskiden ülkeler doğal kaynaklarıyla öne çıkardı, sonra üretim kapasitesiyle, sonra da insan kaynağıyla öne çıkmaya başladılar. Bugün teknolojiden anlayan insan kaynağı dünyanın her yerinde iş kurabiliyor. O nedenle zenginliğin sırrı yeni teknolojilere uygun regülasyonlar geliştirmek. Regülasyonları esnek ve tutarlı ülkeler, dünyanın her yerinden girişimci çekiyor. Bu girişimcilerin kurdukları işler gelir yaratıyor, para kazananlar oradaki esnaftan alışveriş yapıyor, sonunda herkes zengin oluyor. Kripto varlık regülasyonlarına da yaklaşımın temelindeki soru dünyada bu alandaki inovasyonu nasıl ülkemize çekebileceğimiz olmalı.

Karşımıza çıkabilecek iki tuzak var: Birincisi “blok zinciri teknolojisi iyidir, ama bitcoin tü kaka-dır” demek. Bu yaklaşım 2019’da ilk bitcoin balonu patladıktan sonra moda olmuştu. Birçok şirket veya kurum “Aman bizim kripto varlık ile işimiz olmaz” deyip kendi içinde kapalı blok zinciri projeleri geliştirdi. Çalışanlara vakit geçirecek yeni hobiler çıktı ama ekonomik anlamda değer yaratılmadı. Çünkü inovasyon finansal balonlara koşut olarak gelişir. Blok zincir teknolojisinde inovasyon yapacak beyinlerin bu alana çekilmesi için, bu teknolojiyi kullanan ve üzerinden para kazanılabilecek bir varlığın olması lazım. İşte Bitcoin bu ihtiyaca cevap veriyor. Zamanla beyin gücü Bitcoin’den daha kullanışlı başka kripto varlıklar da geliştirilecek, hatta geliştiriliyor. Türkiye’de de inovasyon bu alanlardan çıkacak. “Blok zinciri kullanalım ama Bitcoin olmasın demek, ray döşeyelim ama üzerinden tren geçmesin” demeye benzer.

İkinci tuzak, Medici döneminden beri finansal sistemin merkezi çalışması paradigmasına alışan düzenleyicilerin, merkeziyetsiz çalışan kripto varlık işine, eski paradigmanın esaslarıyla yaklaşması. İnsanın yeni karşılaştığı olguları, eskiden bildiği olgulara kıyasla değerlendirmesi tabiatında var. Bu konuda dünyanın gerisinde değiliz. ABD’nin SPK’sı SEC’nin daha önce MIT Üniversitesi’nde blok zinciri profesörü olan yeni başkanı Gary Gensler, geçen hafta piyasadaki 1.500 civarında kripto varlıktan henüz 75’ini anlayıp regülatif görüş verebildiklerini söyledi.

Merkezi finans paradigmasının dışına çıktığınız zaman, mesela kripto varlıkların saklanmasının altın veya hisse senedi saklamaktan farklı olduğu, bu işin merkezileşmesinin riskli ve zorlama olacağı görülebiliyor. Benzer şekilde, tamamen global ve merkeziyetsiz işleyen bir sistemde mevduattan stopaj alır gibi stopaj almanın mümkün olmadığını da görmek mümkün. Böyle bir vergi konsa, kripto varlık alım satımı yapan büyük oyuncular internetin başka bir ucundaki kripto varlık alım satım yerlerine kaçacak ve bu da Türkiye’deki kripto işlemlerinin komisyonlarından alınan KDV ve kurumlar vergisi gelirlerini düşürecek. Muhtemelen atılan taş vurulan kuşa değmeyecek, net vergi geliri azalacak. Bu tip finansal işlemlerde yurt dışında takibin ne kadar zor olduğunu merak edenler, yabancıların hisse senedi işlemlerine dair yurtdışındaki bankalara sorulan soruların kaçına cevap alındığı hakkında ilgili otoritelerden bilgi alabilir.

Kripto varlıklar ülkeler arasında arbitraja fazlasıyla müsait. Ancak düzenleyici çerçevelere dair henüz global konsensüs yok. Türkiye’nin uluslararası finansal sistemdeki zorlayıcı gücü de sınırlı olduğuna göre, büyük bir adım atmadan önce bekle-gör politikası izlemekte fayda var. Bugün genel çerçeveyi çizmeye ve acil konuları çözmeye odaklanmalıyız.

Not: Bu konuda Bahçeşehir Üniversitesi Blockchain Merkezi ile yaptığımız sohbetin videosunu izleyebilirsiniz: https://www.youtube.com/watch?v=jcrLNeIi9OA

Bu yazı 4 Haziran 2021 tarihinde Dünya Gazetesi’nde yayımlanmıştır.