Nasıl bir sigara yasağı?

Restoranlarda sigara içme yasağının 13. yılına giriyoruz. 13 yıldır İsrail ile kavga ettik, Suudi Arabistan ile kavga ettik; ikisiyle de barıştık. Faizleri defalarca artırdık, sonra defalarca düşürdük. Ödün vermediğimiz tek politika sigara yasağı oldu. Ben sigara içmiyorum. Yasak da bu nedenle işime geliyor. Eskiden restoranlarda, barlarda, göz gözü görmeyen, dumandan insanın gözünün yaşardığı zamanları hatırlıyorum. Yasağı destekliyorum. Ancak her kamu politikası gibi bu yasak da basit bir karar değil.

Dünyada trend kapalı mekânlarda sigara içmeyi yasaklamak yönünde. G20 ülkeleri arasında birçok ülke bizden sonra benzer yasaklar koydu. En son sigaranın en yaygın olduğu Japonya bile 2020’de benzer yasaklar getirdi. Yine de Fransa, İtalya, Meksika, Hindistan ve Güney Afrika’da restoranlara içerde sigara içilen bölüm ayırma hakkı verilmiş. Federal yönetimi olan ABD, Kanada ve Almanya’da karar yerel yönetimlere bırakılmış. Bazı eyaletlerde yasak var, bazılarında yok. Yani dünya standardının yasaklama olduğunu söylemek mümkün değil. İlginç uygulamalar da var. Örneğin, 2015’te Türkmenistan’a gittiğimde binaların içinde sigara içmek serbest, dışarıda yasaktı. Neden diye sorduğumda “Prezident öyle istedi” diye cevap vermişlerdi. Duyduğum kadarıyla, şimdilerde, sigara içmek açık-kapalı her yerde yasaklanmış.

ABD’nin 50 eyaletinden 12’sinde kapalı mekânlarda sigara içmek hâlâ serbest. Bunların arasında Teksas ve Virginia gibi büyük eyaletler de var. Yasak koyan birçok eyalette ise purocular, nargileciler gibi bu iş için açılmış yerlerde sigara içmek serbest. ABD’de sigara yasağını ilk getiren eyaletlerden biri 2003’te New York olmuştu. Hatta o zamanlar ofisleri basan sigara polisleri masanın üzerinde kül tablası görse ceza yazarken, aynı masanın üzerinde silah bulundurmak anayasal hak olduğu için ceza vermediğinden, “bu nasıl iş” diye espri yapılıyordu. ABD çelişkiler ülkesi. Bugün eyaletlerin çoğunda esrar içmek serbest. Ancak esrar satarsanız aldığınız parayı bankaya yatırmak yasak. Çünkü bankacılık federal kurallara tabi.

ABD’deki sigara yasağını anlamak için öncelikle Amerikalıların sigara içme alışkanlıklarını analiz etmek lazım. Mad Men gibi 60’larda geçen dizileri izlerseniz o zamanlar herkesin sürekli sigara içtiğini görürsünüz. ABD’de sigara kullanımının düşüşü 60’ların ortasında sağlık üzerindeki olumsuz etkilerinin resmî olarak kabul edilmesiyle başlamış. Sonrasında reklam yasağı getirilmiş. Restoranlarda sigara içme yasaklarının başladığı 90’lara kadar sigara satışları zaten yarıya inmiş. Sigara içilebilecek yerler kısıtlandıkça kişi başına düşen sigara tüketimi de azalmış.

Peki, yasaklar insanların sigarayı bırakmasına da vesile olur mu? Türkiye’deki veriye göre pek de öyle görünmüyor. TÜİK’e göre her gün sigara kullananların oranı 2010’da %25’miş, 2019’da %28 olmuş. Herhangi bir restorana gittiğimde sanki TÜİK’in verdiği rakamların da üstünde insan sigara içiyor diye düşünüyorum. Neredeyse herkes dışarıda oturuyor. Dış mekanlar muşambalar ve tentelerle kapatılmış. En şık caddeleri lüks restoranların ucube eklentileri sarmış durumda. Bu gecekondumsu yapıların içinde türlü türlü ısıtıcılar var. Bazıları sıcağı direkt ışık olarak yüzünüze veriyor. Ancak bir süre sonra altında kavruluyorsunuz. Bazı yerler birbirine bağlı borulardan oluşan dış mekân ısıtıcılarına yatırım yapmış. Bunların altında oturduğunuzda beyninizin erimesi biraz daha uzun sürüyor. Bu arada, enerji fiyatlarının rekor kırdığı günümüzde restoranlarda havayı ısıtmaya devam ediyoruz.

Neden bu kadar kişi bu eziyete katlanıp dışarıda oturuyor? Bir kısmı sigara içen arkadaşına eşlik etmek için. Öte yandan, toplumsal hayata katılanlar arasında sigara içme oranı daha da yüksek. Mesela yine TÜİK’e göre erkeklerin %41’i, kadınların %14’ü sigara içiyor (Kadınların toplumsal hayata katılımı arttıkça sigara kullanımının da artmasından endişe etmeliyiz). Anlaşılan o ki, sigara salgınını önlemenin yolu restoranlara konan yasak değil. Eğer amaç pasif içicileri korumaksa, zaten onlar da dışarıda duman altında oturuyor. Özellikle COVID-19 sonrası dışarıda oturma alışkanlığı gelişince, istemeden pasif içicileri de dumana mahkum ettik. Şunu da unutmayalım: Birçok kişi restoran ya da bara karnını doyurmaya gitmez, başkalarına yakın oturup toplumun parçası olmaya gider. Bu yasaklarda dünyada öncü olmuştuk. Belki yasaklara dair objektif bir etki analizi yapılmasında da dünyada öncü olabiliriz.

Bu yazı ilk olarak 25 Kasım 2022 tarihinde Nasıl Bir Ekonomi Gazetesi’nde yayımlanmıştır.

Get the Medium app

A button that says 'Download on the App Store', and if clicked it will lead you to the iOS App store
A button that says 'Get it on, Google Play', and if clicked it will lead you to the Google Play store