Yandex ve Wirecard nasıl “yerli ve milli” tuzağına düştü?

Image for post
Image for post

Arkady Volozh, Rusça arama motoru Yandex’i 1997’de kurdu. Rusçanın ayrı alfabesinden de faydalanarak hızla büyüyen Yandex, 2011’de ABD’de halka arz edildi. Bugün Yandex’in; e-posta, haber, harita, yemek dağıtımı, dijital cüzdan gibi birçok işi var. Uber, Rusya’da Yandex ile mücadele edemeyip pazardan çekildi. Rusya için Yandex; Google, Amazon ve Uber’in toplamı haline geldi. Yandex bu arada çoktan Hollanda’da da yerleşik ve yönetim kurulu başkanı Amerikan vatandaşı bir şirkete dönüşmüştü. Yandex’in faaliyetlerinin bazılarını Türkiye pazarından da biliyoruz ve Volozh aynı zamanda Bitaksi ve Getir’in yatırımcısı.

Yandex güçlendikçe Rus devletinin radarına girdi. Önce Rusya’nın en büyük devlet bankası Sberbank’a “altın hisse” vermek durumunda kaldı. Sberbank 2018’de Yandex’ten yüzde 30 hissesini daha satın almak istediğini açıkladı. Gerekçe şirketi yabancılardan korumaktı. Yandex hisseleri bir günde yüzde 9,5 düştü. 2019’da Rus internet şirketlerinde yabancıların yüzde 20’den fazla hisse almasını yasaklayan bir yasa teklifi verildi. Yandex hisseleri daha da düştü. Sonuçta altın hisseler Sberbank’tan bir vakfa devredildi. Vakıf, Yandex hisselerinin devrinin yanı sıra fikri haklar ve verilerin devrinde de veto yetkisi aldı. Vakfın 11 kişilik mütevelli heyetinden 3 üyesini Volozh’un seçmesine, kalan 8’inin “bağımsız profesörlerden” oluşmasına karar verildi. Tüm bunlar olurken Yandex’in değeri 3,5 milyar dolar erimişti.

Wirecard 2000’lerin başında Almanya’da elektronik ticarete uygun yeni dijital ödeme altyapısı geliştirdi. 2017’de Frankfurt borsasının meşhur DAX endeksine giren Wirecard, hızla Avrupa’nın en büyük ‘fintek’ şirketlerinden biri haline geldi. Merkel, 2019 Çin gezisinde Wirecard için lobi yapıyordu. Şirket regülatörlerce o kadar kollanıyordu ki İngiliz/Japon gazetesi Financial Times, 2019’da Wirecard’da hesapların tutmadığını haber yapınca, Almanya’nın BDDK’sı BaFin tarafından dava edildi. Gel gör ki, bu haziranda 1,9 milyar Euro’nun Wirecard hesaplarından buharlaştığı anlaşıldı. Şirket iflas etti. Kurucuların biri hapiste, diğeri ise firari.

Rusya’da Yandex, Almanya’da Wirecard tecrübeleri, dijital ekonomide “yerli ve milli” oyununun tehlikelerini gösteriyor. Şirketleri yabancılardan korumak için devleti yönetime sokmak da regülatörlerle şirketlerin kafa kol ilişkilerine girmesi de hep aynı sonucu doğuruyor: Şirket değerinin kaybolması!

Yerli ve milli kavramına nasıl yaklaşmalıyız? II. Abdülhamit hem büyük bir devlet adamı hem de iyi bir marangozdu. Kendisini marangoz değil devlet adamı kimliğiyle hatırlıyoruz. Çünkü II. Abdülhamit’in devlet adamı olarak yarattığı değer marangoz olarak yarattığı değerden fazlaydı. Aynı durum girişimler için de geçerli. Her işi iyi yapacak girişimcimiz var fakat yalnızca başkalarından daha iyi yaptığımız işleri, başkalarından daha iyi yapabildiğimiz zaman “yerli ve milli” olmanın manası var. Bir şirketin yabancılara satılarak global bir ağın içinde daha çok değer yaratma zamanı gelmişse bunu engellemek, şirketin değerine, yani ekonomiye zarar verir. Eğer regülatörler bir şirketi sırf yerli ve milli diye kollarsa bu da ekonomiye zarar verir. Global dijital tekeller, en başta Google ve Facebook’a karşı önlem alırken, Rusya ya da Almanya’nın düştüğü gibi “yerli ve milli” tuzağına düşmemek lazım.

Image for post
Image for post

Bu yazı 10 Eylül 2020'de Dünya Gazetesi’nde yayınlanmıştır.

Daha fazlası için:

https://www.technologyreview.com/2020/08/19/1006438/yandex-putin-arkady-volozh-kremlin/

Written by

Get the Medium app

A button that says 'Download on the App Store', and if clicked it will lead you to the iOS App store
A button that says 'Get it on, Google Play', and if clicked it will lead you to the Google Play store